Kartal' ın Sesi Gazetesi Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,45 / Satış: 6,47

istanbul escort istanbul escort

MERHAMET DEVRİMİ

Ali Rıza Gelirli
Ali Rıza Gelirli
  • 04.11.2019
  • 86 kez okundu

Bir süredir düşünüyorum, nasıl oldu da bu kadar merhametsiz, hoşgörüsüz ve kendine güveni sıfıra yakın bir toplum haline geldik.

Bu toplumun zihinsel kapasitesi neden bu karar dar…

Dünyada fakir-zengin savaşı varken biz neden hâlâ laik, anti-laik, Kürt-Türk savaşı aşamasındayız; niçin, solculuğumuzu, dinciliğimizi, milliyetçiliğimiz ötekini ortadan kaldırmak için bir silah olarak kullanıyoruz; ideolojilerimizi bu kadar sert yorumlamak zorunda mıydık; ideolojilerimizi sertleştirdikçe onların içinde var olan/olması gereken ahlaki değerin aşındığını, giderek de yok olduğunu göremedik.

Ezikliklerimizi, eksikliklerimizi, yetersizliklerimizi ideolojilerimiz üzerinden gidermeye çalıştıkça etik değerlerden ve evrensellikten uzaklaştığımızı fark etmek bu kadar mı zordu?

Ürünü olduğumuz doğayı ve onun üzerinde yaşayan canlıları yakın akraba olarak görmekten uzaklaşıp onlara rakip olmamızı sağlayan motivasyon ne idi?

Ne vakit lider olarak bilinen kişinin kafasıyla düşünmeyi bırakıp kendi kafamızla düşünmeye başlayacağız?

Sokakta kullandığımız dil ne kadar hoyrat; dilin, yaşanılan hayatın izdüşümü olduğu bu kadar mı göze sokula sokula gösterilir…

Tabii bu gibi soruları sayfalar boyu sıralayabiliriz ama bu kadarı bile bu toplumun bir anlam krizi içinde olduğunu göstermeye yeter. Bütün bu soruları, her kesim kendi ideolojik penceresinden bakıp yanıtladığı sürece çok açık ki, problem daha da keskinleşecektir. Bir düşünür, toplumsal eleme ve değerlendirme sistemimizin yanlış olduğundan, hep değersiz olanları seçtiğimizden söz etmişti (N. Neumark).

Bu durumda yukarıda sıraladığım problemli alanlara dönük çözüm olabilecek yanıtı, olabildiği kadar kısa ve kestirmeden verecek olursam şunu söylerim: Tabii bu türden toplumsal eleme ve değerlendirme sistemimizin oluşmasında rol oynayan tüm “anlam sağlayıcı”larımızın (din dahil tüm ideolojiler) tahakküm vazeden dilinden kurtulmakla başlayabiliriz.

Sadece kendimiz için var olduğumuz değil, ötekilerden de sorumlu olduğumuzun bilinciyle…

Hayatımızı gasp eden iktidarların sonunu getirecek sürecin başlangıcı olarak, “Halkın Devrimi”ni değilse de, kendi iç devrimimizi, o büyük devrimi, merhamet devrimini gerçekleştirmenin önünde bir engel göremiyorum.

Asla gelmeyecek olanı beklemek gibi platonik bir aşka kendimizi ömür boyu mahkûm etmemeliyiz…

Kendimizi, doğa için, diğer insanlar için “gerekli” varlıklara dönüştürmek kendi elimizde. Yeter ki bu güne kadar hayatımızda “işlev” gören “anlam sağlayıcı”larımızdan kurtulalım…

Bu da ikinci devrimimiz olsun; başkasının iniltisini sadece biz duyuyormuşçasına duyarlı…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
sisli escort